Adam Gibi Oyna,
Karı Gibi Kıvırtma

İnsan dil ile bir dünya kurar. Tekrarladığımız bazı deyimler ve kalıp cümleler ne yazık ki nefreti, korkuyu ve ceza kültürünü nesilden nesile taşır. Bu bölümdeki [çalışma konusu] ile odaklanacağız cümle size tanıdık gelecektir. Bu tanıdıklık onu güçlü kılıyor. Çünkü sürekli tekrarlanan sözler zamanla sorgulanmayan doğrulara dönüşüyor. Eleştirel düşüncenin görevi sıradanı yeniden duymak ve ardındakini görünür kılmak. Yeryüzünü yeniden adlandırmak hepimizin ödevi.

Francisco de Zurbarán, “Testiler ile Ölüdoğa” (1650) tuval üzerine yağlıboya, 46 × 84 cm, Prado Müzesi, Madrid.

Zurbarán’ın resminde hiçbir nesne diğerine hükmetmiyor. Testiler birbirleriyle yarışmıyor; anlamlarını birbirleriyle kurdukları dengeli ilişkiden alıyorlar. Resimdeki düzen, dikey değil, yatay bir hiyerarşi öneriyor. Eril dili, merkez kuran, sıralayan ve hükmeden bir avcı dil olarak düşünebiliriz. Öyleyse alternatif bir dil, ilişki kuran ve anlamı paylaşan bir yapı önermeli. Zurbarán’ın testileri sanki bu alternatif ilişki biçimini görselleştiriyor. Bu resim yalnızca bir ölüdoğa (natürmort) değil. Bu resim, hiçbir parçanın bağırmadığı bir eşitlik önerisidir. Her nesne kendi gücünü koruyor ve hiçbirinin diğerine üstünlüğü yok. Resim, bakışı tek bir merkeze zorlamıyor. Göz, nesneler arasında dolaşıyor ve her birine benzer bir özen gösteriyor. Böylece kompozisyon, yalnızca estetik değil, aynı zamanda etik bir öneriye dönüşüyor. Zurbarán’ın resmi, dişil dil ile akraba bir düşünme biçimi sunuyor diyebilir miyiz? Biz dünyayı hiyerarşik mi, yoksa ilişkisel mi kuruyoruz? Belki de Zurbarán’ın testileri, ikinci ihtimalin 400 yıl önce yapılmış sessiz bir taslağıdır.

“Ben, Kirke”
Madeline Miller
İthaki, 408 sayfa
çeviren: Seda Çıngay Mellor

Çalışma Konusu

Şimdi sıra sizde. “Adam gibi oyna” cümlesi ne üretiyor? Kimleri ve neleri aşağılıyor, dışlıyor ya da küçümsüyor? Peki bu bakışın yerine nasıl bir dil önerilebilir? Dünyayı dönüştürmeye sözleri değiştirerek başlayın. “Adam gibi oyna, karı gibi kıvırtma” yalnızca bir deyim değil. Cesareti erkeklik ile, aşağılananı kadınlık ile ilişkilendiren köklü bir düşünme biçiminin dildeki izi. Bu sözü parçalayın, tersyüz edin, yeniden yazın, sesini dinleyin ya da görselleştirin. Ardından bir yazı, desen, kolaj, tipografik düzenleme ya da dilediğiniz başka bir üretim aracıyla, avcı dilin (eril dil) yerine ilişki kuran, paylaşan ve birlikte var olmayı öneren yeni bir dil tasarlayın. Belki de yeni bir dil kurmanın ilk adımı, dünyaya başka bir sesin gözünden bakmayı öğrenmektir. Bazen yalnızca anlatıcı değişir fakat bütün dünya değişmiş gibi görünür. Francisco de Zurbarán’ın resmi size ilham versin. Hayalgücü iktidara! (l’imagination au pouvoir!)

Arşiv

Bu pratik üzerine, Güzeli Arayan Ders kapsamında yapılmış 6 adet çalışma:

Bu sayfa 29 Haziran 2026 tarihinde yayına alındı.
Son güncelleme: 25 Temmuz 2026